Valla ne yalan söyleyeyim bu haftada çok eğlendim. 10 fotoğraf karesiyle derdimizi anlatmaya çalıştık. Neyse ki derdimi anlatabilecek kadar 10 fotoğraf karesi yapmayı biliyormuşum bunu da etkinlik sırasında öğrendim. Yani tabiki de ekip arkadaşlarımın burada katkısı büyüktür haklarını yiyemem. Uzlaşmacı ve eğlenceli insanlara bayılırım çünkü bu insanlar hem iş yapmasını hem de eğlenmeyi bilirler.
Bir diğer etkinlik olarak da mimiklerimizin üzerinde çalıştık. Samimiyetim olmayan insanların yanında suratsız olan ama arkadaşlarımın yanında da sürekli gülen bir insan olarak bu etkinlik beklediğim gibi beni zorladı. Ben üzüldüğümde de istemsizce gülmeye başladığım için ya da gülerken gözlerimden yaş geldiği için zordu ya. Valla zordu. Ortada durmanın avantajını yaşadım, uçlarda(hafif-aşırı) bir duyguyu yapmak zor olurdu. Ben de duygu kontrolü kısmında falan bir sorun var sanırsam 😅 Ama 2 yaşımdaki çocuğum duvarları çizse vereceğim tepki baba olan İnanç tepkisi olmazdı gibime geliyor mimiklere çalışmaya devam...
Bu hafta kendime verdiğim notu tekrar düşündüm de kendime 2 veren bir insan olarak bir şeylerin değiştiğini hissediyorum ve şu an 2,5 belki de 3 bile veririm :)
28 Şubat 2018 Çarşamba
20 Şubat 2018 Salı
SCED484 - 2
Pazartesi günü benim için hem gergin hem de eğlenceli geçti. Gerginliğin sebebi (kendime geçen hafta 2 vermiş olduğumdan da anlaşılacağı üzere) kaygılarımı bir kenara bırakamam. Her ne kadar İnanç Hoca zaten kaygıyı yok etmiyoruz onu kullanmasını öğreneceğiz dese de kolay bir iş değil. Tabi ki hocanın da sihirli bir değneği yok. Hadi birazcık da Sena'ya öz güven vereyim falan vereyim demekle olmuyor. Biraz zaman alacak ama ne kadar alacak bu konuda ben de meraklar içerisindeyim :D Ders benim için gergindi ancak bir o kadar da eğlendim. Çünkü başkalarını izlemek çok keyifli (kendimi değil :D).
Bu dersin bir tuhaf yanı da bu derse hep kafam yanmış şekilde geliyorum ve başım hep ağrıyor. Oysa bu dersten çıkarken de gülmekten karnım ağrıyor ve kafam rahatlıyor. Gerçekten bu ağrılar ne kadar zıt etkilere sahip olduğunu düşünmekten kendimi alamıyorum.
Dersle ilgili daha da değerlendirecek olursam bu kadar insanı bir şov yaptırma bence büyük bir yük ancak İnanç Hoca altından da kalktı helal olsun. Herkese farklı konsept ve temalarda oyunlar oynatarak hepimizi bir şekilde dahil etti ve bu durum beni düşündüğüm kadar da rahatsız etmedi. Evet ayaklarım titredi, böyle ilk kelimenin ağzımdan zor çıktığını hissettim, hocanın "oyuncak ayı" ve "kapı tokmağı" temalarından bahsettiğini anlamam uzun sürdü, yüzümün kızardığını, bir sıcaklık basması hissettim yalan yok. Hatta en rahatladığım an yerime oturduğum andı.
Ama buraya bir şeyler öğrenmeye kendi isteğimle geldim ve devam etmek istiyorum çünkü problemlerimi zamanla aşabileceğime olan inancımın hala içimde bir yerlerde... (tam olarak nerede olduğunu bilemesem de)
16 Şubat 2018 Cuma
SCED484-1
Öncelikle kanalıma hoşgeldiniz :D
Sınıfta SCED484 dersini alabilen 52 kişiden biriyim. Böyle yazınca "ohooooo önüne geleni almışlar." zaten diyebilirsiniz ancak kazın ayağı öyle olmuyor. Herhalde bir dersi almam hem bu kadar telaşlı hem de bu kadar rahat olmadı :) Dersi 72 kişi alacak ama sınıf 30 kişilik dedim herhalde en bu dersi alamam. Ancak İnanç hoca bir şeyler ayarladı ve daha önce EF'de görmediğim bir sınıfı evet EF07'yi bize tahsis ettirdi ve ben de artık SCED484 öğrencisi olabildim. Dersle ilgili net bir şey diyemiyorum çünkü ufak tefek sohbetler ve etkinliklerle geçti ders. Ancak dersle ilgili telaşlı girip musmutlu çıktığımı hatırlıyorum.
Böylece ayağımı sürümeden gideceğim dersler listesine yeni bir ders daha eklendi.
Bir sonraki dersin gelmesini iple çekiyorum...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)